12 Aralık 2016 Pazartesi

B&W






Tunic // Tunik : Mango
Skirt // Etek : H&M
Backpack // Sırt Çantası
Necklace // Kolye : @damsmood






Humble Brush


♻️ İsveç menşeili ekolojik bambu fırçamızın sapları doğada çözünür ve Panda dostu bambudan üretiliyor.Materyal tertemiz ve doğası itibariyle Anti-bakteriyel.
♻️Humble ( Mütevazi ) fırçamız doğaya duyarlı ve vegan çünkü şeffaf paketler doğada çözünür ve tamamen bitkilerden üretilmiş.Fırça kutuları da %100 geri dönüştürülmüş malzemeden üretildiği için kalbimde taht kurdu diyebilirim.


♻️ Hormonların işlevini bozan,endokrin önleyici BPA ( Bisfenol A ) içermeyen fıça kılları biberon ağızlıklarında da kullanılan Naylon-6 Dupont üretimi ki hem yetişkinler ( yumuşak ) hem de çocuklar ( ekstra yumuşak ) tarafından gönül rahatlığıyla kullanılabiliyor.
♻️ Normal plastik diş fırçaları oda sıcaklığında 8 saate varan sürede kuruyorken,mütevazi fırçalarımız 1 saatte kuruma özelliğine sahip.Yani adının mütevazi konduğuna bakmayın,görüntüde mütevazi sadece..İşlevi ve mantrası dünyayı kucaklıyor..


Deneyimlerime gelecek olursak;
- Fırça gayet hafif.Dolayısıyla tutuş oldukça rahat ve benim gibi orantısız güç kullanarak diş fırçalayan arkadaşları,tüm kuvvetlerini diş etlerine yönlendirmekten alıkoyan ergonomik bir yapıda...
- Bir süredir diş etimde var olan fırçalama esnasındaki kanamayı minimal düzeye indirdi diyebilirim.Henüz tamamen geçmedi ancak tam olması gereken yumuşaklıktaki fırça kılları gerçek anlamda takdiri hak ediyor diyebilirim.


Humble Brush tüm dillendirdiğim özelliklerinin yanında ihtiyaç sahiplerine de duyarlı.Öyle ki her satılan diş fırçası için,ağız sağlığı ihtiyacı olan kişilere Humble Smile Vakfı tarafından bir diş fırçası bağışlanıyor.
İşte tüm bu özelliklerin toplamına baktığımda,bu fırçalarla aşk yaşıyorum ben ciddi anlamda..O kadar doğal ve yarar ki,bundan sonra normal plastik fırçalara yan gözle dahi bakabileceğimi zannetmiyorum.
Sizlere de şiddetle tavsiye ederim.Eczane ve seçkin noktalarda bulabilirsiniz.Fiyatı 19.90 TL
Mütevazi günler dilerim <3



11 Aralık 2016 Pazar

Black


On the mountains of truth you can never climb in vain: either you will reach a point higher up today, or you will be training your powers so that you will be able to climb higher tomorrow. 
Friedrich Nietzsche







Dress // Elbise : H&M
Denim Jacket // Kot Ceket : Koton
Backpack // Sırt Çantası : Koton
Sneakers // Spor Ayakkabı : New Balance






10 Aralık 2016 Cumartesi

Overdose Coffee Scrub


Yanlış görmüyorsunuz...Aşırı doz yumuşaklık diyor,evet...Bir anlam ifade etmedi mi? Hemen anlatayım;
Overdose Coffee Scrub,yüksek kaliteli arabica çekirdekler,kaya tuzu ve nemlendirici yağların harmanı olan bir vücut peelingi.Öğütülmüş kahve ve Kaya tuzu ile ölü deriden bir güzel arınan cilt;kahve,Hindistan Cevizi,zeytin,ceviz,tatlı badem ve jojoba yağları sayesinde yumuş yumuş olup,neme doyuyor.Tabii bu enfes kokulu minik mucizevi paketin içeriğindeki kafein miktarı dolaşımı hızlandırıp cildi gençleştiriyor.Üretim doğal malzemelerden,koruyucu ya da kimyasal madde içermiyor :)
Benim için en dikkat çekici özellikleri ise;
- Türkiye'de üretiliyor.
- Hayvanlar üzerinde test edilmiyor ( cruelty free ).
- Vegan.


Kahveyi banyoda vücuda uygulamak önce tuhaf geliyor..Tatlı sert bir hissi var :) Ama birşey söyleyeyim mi,banyoya öyle enfes bir kahve kokusu yayılıyor ki bildiğiniz mest oluyorsunuz.
5-10 dakika sonra durulandığınızda cildiniz Bebek poposu kıvamına geliyor millet.Ben insan elinden böylesi yumuşatıcı bir ürün çıkabileceğini tahmin edemezdim,tüm samimiyetimle söylüyorum.2016 yılında denediğim en harika ürün açık ara buydu bence,cildinize değer veriyorsanız ne yapıp edin bu arındırıcıyı kapın diyorum ben <333

Ürüne ulaşmak / Ürün ile ilgili soru sormak için;

İletişim
scrub@overdosecoffee.com

Facebook /overdosecoffeescrub
Instagram @overdosecoffeescrub
Twitter @overdosescrub

www.overdosecoffee.com

Red


“The man who comes back through the Door in the Wall will never be quite the same as the man who went out. He will be wiser but less sure, happier but less self-satisfied, humbler in acknowledging his ignorance yet better equipped to understand the relationship of words to things, of systematic reasoning to the unfathomable mystery which it tries, forever vainly, to comprehend” 
― Aldous HuxleyThe Doors of Perception



Denim Jacket / Kot Ceket : Koton
Dress / Elbise : Random
Shoes / Ayakkabı : Bambi
Bag / Çanta : Matmazel Store



7 Aralık 2016 Çarşamba

The Premium Organics Jojoba Yağı

Selamlar...
30 Nisan'da gerçekleştirdiğimiz #guclukadinlarguzelhayatlar etkinliğinde %100 doğal yağlarıyla bizi destekleyen The Premium Organics markasından benim payıma düşen Jojoba Yağıydı.
Öncelikli olarak müsaadenizle bu yağın kullanım alanlarını atlamadan geçmek için sitesinden alıntı yapmak istiyorum..

"Jojoba yağı, jojoba bitki tohumlarından elde edilir. Teknik olarak balmumu ile benzer özelliklere sahiptir. Sedef hastalığı ve egzema gibi cilt hastalıklarının tedavisi için jojoba yağı kullanılması eski zamanlardan beri uygulanmaktadır. Diğer yağ türlerine göre insan sebumuna çok daha yakın olması sebebiyle, cilt bakım ürünü olarak idealdir. Jojoba yağı, saç ve saçlı deriyi, saç köklerini besler, kepek ve deri dökülmelerinden temizler. Kuru saçlar ve kırık saç uçlarını mükemmel biçimde onarır, besler ve parlaklık verir. Jojoba yağı, göz ve yüzdeki makyajı temizleme amacıyla, normal ve kuru ciltleri temizleme ve nemlendirme amacıyla yüz ve tüm vücutta kullanılabilir. Banyo sonrası ve masaj yağı olarak, el ve ayak bakımında, dudak nemlendiricisi olarak ve tıraş sonrası bakım amaçlı kullanılabilir. "



Bu minik şişeli tatlı yağı ben arkadaşımın tavsiyesi üzerine ilk olarak yüzümde denedim.Ancak cildimin karma-yağlı yapısından dolayı sanıyorum ( ve elim hep bol kepçedir ) cildimde artı bir yağlanma ve akabinde sivilcelenme hissettim.Hemen cildimde kullanmayı kestim.Biliyorsunuz özellikle yüzümüze kullandığımız ürünler oldukça önem taşıyor.Yağdan yana bir sıkıntı yok,tamamen saf ve doğal.Özellikle kuru ciltlerin tavsiye etmesi gereken çok fonksiyonlu bu yağı vücudumda kullanmaya karar verdim çünkü yüzüm ne kadar yağlıysa,vücudum bir o kadar kuru..Tüm samimiyetimle söylüyorum,cildimi öyle güzel yaptı ki,bitmesin diye gıdım gıdım kullandım :)) Özellikle epilasyon sonrası kullanımda hem acıyı alıyor,hem de kullandığınız bölgeyi pamuktan daha yumuşak hale getiriyor.
Fiyatı uygun,çok daha az etki edecek ürünlere tomarla para harcadığımızı düşünecek olursanız kesinlikle tercih edilecek bir ürün.Aşağıya sitenin adresini bırakıyorum,alternatif ve doğal ürün peşindeyseniz siteyi kurcalayın.Yüzünüzü güldürecek oldukça fazla ürün var.
Sevgiler <3

The Premium Organics
Instagram - @thepremiumorganics
Site - http://www.thepremiumorganics.com

15 Kasım 2016 Salı

Instantly Ageless Mucizesi...


Yalan söylemiş olacak tek kelimem yok...O yüzden uzun süren sessizliğimi bozmak için Instantly Ageless kremi anlatmak istedim dobra dobra..Haydi kahveleri kapan gelsin ;)
Bundan bir süre önce - ki aslında uzunca bir süre diyebiliriz - şans eseri kullanmaya başladığım IA krem,sivilce ve leke tedavisine bağlı olarak kuruyan ve derin çizgilere hasıl olan cildimde öyle bir etki yarattı ki,keşke botoks yaptırmadan önce kullansaymışım diye çılgınca hayıflandım :/
Bir kere muadillerinin aksine,IA kremin menşei Amerika..Yaşlanma belirtilerini azaltmak için gayet hızlı ve etkili çalışıyor,dakikalar içinde kendini şaşırtıcı bir şekilde gösteriyor.
İçeriğinde botoks gibi çalışan bir peptit olan Agireline var.Artı özel mineraller içeren cilt klima kompleksi ile cilt tonunu eşitliyor,cildi canlandırıyor ve - en en en önemlisi,dikkat - ince çizgilerin ve hatta daha derin kırışıkların görünümünü en aza indiriyor..
Cilde yeterli miktarda ( ve tek seferde ) sürdüğünüzde bildiğiniz en âlâ filtre görüntüsüne sahip oluyorsunuz <3


Kullanımına gelecek olursak; Makyajdan ve kirden arındırılmış cilde uygulanmalı öncelikli olarak.Uygulamak istediğiniz bölgelere ( ki en iyi sonuç,nispeten daha az mimik yapılan göz altlarında oluyor ) parmağınızın ucuyla drenaj masajı yaparak ( hafif dokunuşlar ile ) uyguluyorsunuz.Micro krem olduğu için çok az bir miktar gayet yeterli oluyor.Dikkat etmeniz gereken nokta ise,asla ikinci katı sürmemeniz.Çünkü krem,sürdüğünüz anda kurumaya başlıyor ve ikinci katta beyaz leke oluşma riski çok çok yüksek.İstenmeyen bir görüntüye sahip olmamak için kesinlikle yeterli ölçüyü tek katta sürmelisiniz..
Kulağa korkutucu mu geldi? Hayır,değil..Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta bu ;)


Instantly Ageless krem,diğer kremler gibi sürülen bir krem değil..Tabakayı sürdükten sonra,kremi cildinizde nemli bir şekilde bırakıp kuruyana kadar hiçbir mimik yapmadan,ifadesiz bir şekilde bekliyorsunuz ve 'Ta daaaa' ...Gergin,pürüzsüz,kırışık ve morluktan arınmış cildiniz güne hazır :)


Fotoğrafta gördüğünüz,benim filtresiz ilk kullanımım..Ona rağmen bariz bir fark var ve üstelik inanılmaz güzel bir hissi var,anlatılmaz yaşanır :)


Ben makyaj öncesinde de rahatça kullandım..Üstüne makyaj yapabilmek ( tabii dikkatlice ) bildiğiniz nimet gibi :) Görüntüde ve uygulamada hiçbir sorunla karşılaşmadım,Oyüzden hala kullanmaya devam ediyorum...


Eğer Instantly Ageless kreme sahip olmak isterseniz;
Sipariş Hattı : 0850 340 0222 
Whatsupp Hattı : 0533 315 9516
Danışma Hattı : 0212 702 0222
e-mail : info@instageles.com
Instagram : InstantlyAgelessTR
Facebook : instantlyageless.tr

www.instageles.com

Kucak dolusu sevgiler <3  






1 Ekim 2016 Cumartesi

Something Blue,Somehing Me


Maviye hiç olmadığım kadar vurgunum bu aralar...Hele kot ve türevleriyse,mesele büyük mesele...
Katman katman kot giysileri yığabilirim üstüme,öylesi seviyorum :)
Üstümdeki parçaya da ayrı bir vurgunum,ciddi aşk yaşıyoruz kendisiyle <3 Aklınızda olsun,nerede güzel bir kot parça bulursanız beni dürteleyin lütfen..Kot olsun,taştan olsun mümkünse :))




Denim Dress // Kot Elbise : Koton
Denim Skirt // Kot Etek : LC Waikiki
Sneakers // Spor Ayakkabı : Reebok
Bag // Çanta : Matmazel Çanta
Sunnies // Güneş Gözlüğü : Mango





30 Eylül 2016 Cuma

Nano Kılıf Çılgınlığı


İtiraf ediyorum; 
Nano kılıf elime ilk geçtiğinde " Bildiğin telefon kabı bu yahu,nasıl bir çılgınlık yaratabilir ki?!? " diye düşündüm...
Çok pişmanım...
Kılıfı bir süre elimde evirip çevirdikten sonra farkettim ki arkasında ince bir yapışkan plastik var.Plastikten kurtarıp bulduğum bir düzlemde denediğimde çılgınlığın kaynağını " Aaaaaaaa... " nidalarıyla farkettim :)


Nano kılıfın arkasında bulunan durumu,en basit haliyle vakum teknolojisi gibi düşünün...Cam,duvar,kapı,ayna gibi nispeten pürüzsüz bir zemine koyduğunuzda inanılmaz biçimde düzleme ( yatay ya da dikey ) sabitleniyor.Çok basit ama inanılmaz pratik!! İnsanın hayatına küçük dokunuşlarla büyük kolaylıklar sağlayan her türlü icat ve girişimi seviyorum arkadaş...


Peki nerelerde ve nasıl kullanacağız diye soracak olursanız; 
- Internet erişiminin olmadığı ya da elektrik kesintisi olan bir ortamda,kendi telefonunuzdan istediğiniz şekilde nette takılabilir,işlerinizi halledebilirsiniz.Ben elektrik kesintisi varken,sınıfta akıllı tahta kullanamadığım bir anda rahatlıkla kullandım,herhangi bir sıkıntı yaşamadım üstelik :)
- Çocuklu iseniz bilirsiniz,çocukların nerede coşup nerede susacakları pek belli olmaz.Zorda kaldığınızda  ( misal,kafede oturuyorsunuz ya da restoranda yemek yiyorsunuz ),telefonunuzu en uygun yere sabitleyip,çocuğunuzun sevdiği ya da ilgi duyduğu bir şeyi açıp,daha kaliteli zaman geçirebilirsiniz.
- Çalışma ortamınızda ya da trafikte araç sürerken,elinizde tutmak zorunda kalmadan,güvenle görüntülü konuşma ya da tele-konferans yapabilirsiniz.
- Araçta navigasyon yoksa,tek bir hamle ile telefonunuzdan erişebilirsiniz.
- Özçekim yaparken ya da video çekerken ( Blogger ve Youtuberlar için birebir :) ) ekstra çaba sarfetmeden kısa sürede işinizi bitirebilirsiniz.
- Telefonunuzu başucunuza ya da dilediğiniz bir noktaya rahatlıkla sabitleyip,müzik,ışık ve alarm gibi diğer özelliklerinden daha efektif yararlanabilirsiniz.


Kısaca interneti ve telefonu kullandığınız her yerde,aklınızın sizi götürdüğü her noktada Nano Kılıfı rahatlıkla kullanabilirsiniz :) 
Ben tepe tepe kullanmaktayım hala...
Tek sorun bence sadece iPhone 6 ve türevleri için bulunabiliyor olması..Şahsi fikrim her türlü akıllı telefona uygun çeşit olsa ve herkes bu rahatlıktan faydalanabilse yönünde...

Bana ne,ben de istiyorum derseniz instagramda @nanokilif.tr hesabına bir göz atın,videoları izleyin,iletişime geçin..Peri size ne Zaman kötü birşey önerdi ki şimdi önersin,değil mi??
Sevgiler...


24 Eylül 2016 Cumartesi

Feeling Young


Elbisenin rahatlığını ve şıklığını bence başka birşey karşılayamaz.En maskülen detaylı bir elbise bile kadını kadın gibi gösterir,üstelik çabasız şıklık garantidir.
Ben tek parçanın rahatlığını ve pratikliğini her zaman sevdim.Kombin yapmaya yeteneksizliğimden değil ama...Benim için giysi dediğin;
- Erişilebilir olmalı..Deve yüküyle para ödemeden,bütçede gedikler açmadan alınabilmeli..
- Vücudunuzdaki en güvendiğiniz ve estetik duran yerinize dikkat çekmeli..
- Fazla detaylara boğulmuş olmamalı ( ki elimdeki aksesuarları kullanabileyim )..
- Hem spor,hem klasik halde kullanılabilmeli..


İşte bu yüzden elbise denildiğinde akan sular duruyor bende..Çünkü aldığım tek parça ürünü;
- Keseme uygun yerlerden alıyorum.Eğer bütçemi aşıyorsa ve çok çıldırmamışsam indirimi kolluyorum,yok eğer hayallerimin elbisesini bulduğuma inanıyorsam, Ozaman biraz şartları zorluyorum :)
- Kombinlerimi çoğunlukla gündelik olacak şekilde spor ayakkabısı ya da Babet ile tamamlıyorum.Dolayısıyla seçtiğim parçanın çok yönlü ve adapte edilebilir olması benim için önemli.


Tabii bunların dışında,fiziğimin en düzgün yeri bacaklarım ve gerdanım..Ne kadar kilo verirsem vereyim,spor da yapmadığım için hatlarım kalın üstelik..Hal böyle olunca,vücuduma uygun bir elbise seçtiğimde odağı estetik duran yerlerime çekip,karşıya daha düzgün bir fizik ilüzyonu yaratabiliyorum :)


Fazlasıyla konuştum değil mi?? Huyum kurusun;fazla carcar ve detaycı bir şahsiyetim :)) Yine de biraz sohbet etmek güzel geldi,söylemeden edemeyeceğim..Sorunuz ya da söyleyeceğiniz olursa,bir yorum ötenizdeyim..
Sevgiler 
E.


Elbise // Dress : Mango ( old / eski sezon )
Çanta // Bag : Mango ( SS15 )
Ayakkabı // Shoes : Lacoste ( SS15 )





21 Eylül 2016 Çarşamba

Le Soleil Şampuan


5 Bitki + 5 Mineral içeren özel formülüyle hem güneş görmeyen saçların ihtiyacını karşılayan,hem saç dökülmesi ile savaşan,hem de saçları yumuş yumuş yapıp yüzde gevrek bir gülümsemeye sebep olan Le Soleil Şampuan son dönem favorilerimden...Üç şişe bitirdim şimdiye kadar :)

Şampuanın üretiminin çıkış noktası yeterince güneş ışığı alamayan ve havasız kalan saçlar.Her ne sebepten olursa olsun,kapalı olan saçlar yeterince güneş ışığı ve oksijen alamaz.Bu da saç dökülmesine,kepeğe,kaşıntıya,kuruluğa ve kırılmalara neden olabilir.Le Soleil Şampuan'ın amacı; özel olarak geliştirilmiş " 5 Bitki+5 Mineral Serum Etkisi" ile kapalı kalan saçlara bakım yapıp,ihtiyacı karşılamak..
Peki sadece kapalı saçlar mı faydalanacak?
Elbette hayır..Saçlarınız her şekilde gerek içten,gerekse dıştan bakım ve desteğe ihtiyaç duyar.Özellikle mevsim geçişlerinde...Bir de sıkıntı yaşıyorsanız,bu şampuan size çözüm odaklı etkiler gösterecek..Ben kullandığım süre zarfında hiçbir olumsuz etkisini görmedim.Aksine saçlarım yumuşadı ve kolay şekil alır hale geldi,uzama hızı arttı,daha da güçlendi ve en önemlisi dökülmede azalma meydana geldi.
Bu olumlu etkileri tetikleyen 5 Bitki+5 Mineral nedir,kısaca açıklayıp yazımı sonlandırayım...

5 BİTKİ

- Çörek Otu : Saç tellerini kuvvetlendirir.
- Aloe Vera : Saç köklerini besler.
- Bezelye : Saç tellerini kalınlaştırır.
- Isırgan Otu : Yağ dengesini sağlar.
- Biberiye : Saç derisini temizler.

5 MİNERAL

- Çinko : Saçların nem dengesini sağlar.
- Magnezyum : Saç köklerini güçlendirir.
- Bakır : Saç rengindeki bozulmaları engeller.
- Silis : Saç kaybını önlemeye yardımcı olur.
- Demir : Saç derisindeki kan oranını dengeler.

Çeşitli kozmetik marketlerden edinebileceğiniz Le Soleil Şampuan hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz;
lesoleil.com.tr 
adresine göz atabilirsiniz..

Sevgilerimle 
E.


28 Haziran 2016 Salı

House Targaryen vs House Stark


Game of Thrones hayranı olduğum doğrudur,ancak Targaryen hanesinden ziyade Stark'çılardanım normalde...Sanki görüntü itibariyle ikisinin bir tutam karışımı gibi hissediyorum kendimi,o ayrı ☝🏼️
Son dönemlerin modasına uyup saçlarımı iki ay kadar önce griye boyattım..Bilirsiniz; biz kadınlar neye sahip değilse onu ister kendinde...Lensler de ondan mütevellit zaten 🙀
Görüntü her ne kadar hoşuma gitse de,saçlarımı erken kırlaştırmak için maruz kaldığım işlemler o kadar can yakıcı ve zararlıydı ki neredeyse komaya giriyordum...Boya ve açıcıya alerjim gelişti,bir daha cesaret edebilir miyim,bilemiyorum 😵
Yine de ucunda güzellik varsa çekilen acı mübahtır düsturuyla,kımıl kımıl eden cesaretim ve içime sığamayan çılgınlığımla ne yapacağım belli olmaz diyor mevcut havaya hiç uymayan fotoğraflarla devam ediyorum...
Öpüldünüz 💋






Scarf // Şal : Zara
Blouse // Bluz : Zara
Skirt // Etek : LCW
Leggings // Çorap : Penti
Flats // Babetler : Mango
Bag // Çanta : Mudo